-“Allahım ! Zahmet edipte bize neler olduğunu açıklayacaklar mı ?!” dedi Lavender kırılgan bir şekilde çökerken, Jennifer iç çekerek dönüp öğretmenler masasına baktı.
Hiç bir Profesör yerinde değil. Slytherin’den yirmi kişi, Hufflepufftan yaklaşık sekiz kişi, Rawenclaw’dan onar kişi, Gryffindor’lardanda sadece birinci ve dördüncü sınıflar Ana salonda toplanmış, sözde ders çalışırlarken aslında ortada gezinen, ve biraz daha gerilirse tamamen kopacak olan gerginliğin sebebini tartışıyorlardı.
-“Açıkçası, bana pekte söyleyeceklermiş gibi gelmiyor.” Diye mırıldandı Seamus. O da Jennifer gibi öğretmenler masasını süzüyordu. Onun yanına kurulan Dean, sisli ve şiddetli bir yağmurun hakim olduğu havaya bakarak,
-“Havada berbat ! Keşke bahçeye çıkabilseydik. Sıkılıyorum burda !”
-“Neyse, bırakın şimdi siz onu ! McGonagall’ın derslerini iptal etmesine bir sebep sizce ne olabilir ?” diyue sordu merakla öne eğilen Lavender.
Bir an sonrada şaşkınlıkla Jennifer’a dönerken, Jennifer kısık sesle bir inleme koyuverdi ortaya.
Omzuna saplanan acıyla, sanki kolu bıçak dalgasıyla yarılmışçasına ağrırken hızla diğer elini omzuna atıp ağrıyan bölgesini bastırırken gözleri kısılı masaya doğru eğildi.
Seamus’un yüksek bir ,
-“Jen ! İyi misin ?” sesiyle herkes o tarafa dönerken Jennifer hafif titremesine engel olamıyor, şaşkınca etrafın yavaş yavaş anafor gibi dönmesini izlemeye başladı. Arkadaşları ve diğer Gryffindor’lar başına toplanırken Dean onu kendine getirmek istercesine hafifçe sarstı.
Bazı sesler duyuyordu, ama algılayamıyor gibiydi. Neydi ? Biri ona sesleniyor, onu yanına çağırıyor gibiydi. Peki neden ? Ah, mutluluk. Güç belkide….
-“Jennifer !”
Oliver’ın haykıran sesiyle tekrar dünyaya dönüş yaparken bir an onun yüzüne baktı. Gözleri kararıyor giyidi. Etraftan garip fısıltılar, hayır- sesler, bazı bağırışlar yükselirken Oliver’ın sesi,
-“Madam Pomfrey’i bulun !” diye bağırınca etraftan başka bir patırtı yükseldi ve Parvati ile Lavender hızla koşarak uzaklaşırken Jennifer yorgun bakışlarını, korkuyla onu süzen gence çevirdi.
Bir eli haledaha sıkı sıkıya omzunu kavrıyordu ama artık acımadığını, yanmanın geçtiğini hissediyor gibi değildi.
Sayfa Çevir: 1 2
Bir Önceki Sayfa



