-“Offf ! Gördün mü işte !? daha kimse içeriye girmedi !”dedi Jennifer ellerini dizlerine koyup hızlı hızlı soluklanarak.Hermione’de nefes nefese kalmıştı ama yinede altta kalmayı kaldıramayarak
-“Olabilir ama ! Kalabilirdik !”dedi.Onunda nefesi tükenmişti.
-“Noldunuz kızlar ?”dedi Seamus gülerek.Kapının önünde tembel tembel durmuş ikisini süzüyordu.Onun yanında duran Neville, Dean ve Ronald adlı çocuklarda hafifçe gülümseyerek onları izliyordu.
-“ne olacak Seamus ! Yine Hermione’nin aceleciliği tuttu !”dedi Jennifer aksi aksi.Dean kıkırdamaya başlarken Hermione’de gözlerini kısıp Jennifer’a dönerken
-“Jennifer’ında aksiliği”diye mırıldandı ama Jennifer onu duymamazlıktan geldi.
-“İyi ettiniz iyi ettiniz.”dedi Neville gülerek.
O anda arkalarından bir ses
-“Nasılsınız çocuklar?”deyince Jenifer hızla dikleşerek arkasını döndü.
-“İyidir Parvati”dedi Dean.Parvatinin yanındaki Lavender’da hızla atılarak
-“Seçimler yapılmış duydunuz mu ?”diye sordu aceleyle.
-“Kimlerleyiz ?”diye sordu Ron bir adım öne gelerek.
-“Lütfen Slytherin deme ! Zaten iksir dersi yeterince sıkıcı !”
-“Ne o Weasley, altımızda ezilmekten mi korkuyorsun ?”dedi en dipte, küstah bir ses.Sesinde hafif bir alay sezinliyordu Jennifer.Kim olduğunu görmek için etrafına bakındı ama o sırada Ron
-“Kes sesini Malfoy !”diye hırlayınca Jennifer’ın tahminleri güçlendi.
Malfoy, son bir haftadır peşinde sürüklediği iki kocaman çocuk ve kızla birlikte zindanlara iniyordu.Onların hemen ardında ise tüm birinci sınıf Slytherin’liler vardı.
-“Slytherin ne yazık ki…”dedi Lavender başını hüzünle eğerek.
Okula geldikleri son bir haftadır çocuklar birşey öğrenmişti.
-Slytherin dost değil !-
O kadar kendilerini beğenmiş davranıyorlardı ki, en azından deslerde onalrla olmadıkları için tüm okul şükrediyordu.Yani bu sadece birinci sınıflar içinde değildi ! Tüm okul, tüm Slytherin binasından nefret ediyordu.
Jennifer bunları biliyordu çünki Oliver ona okulda neler oluyor, neler bitiyor, geçmişte neler yaşandı hepsini anlatıyordu.
Ve bunları yaparken sesindeki kindende anlaşılacağı gibi Oliver’ın anlatmadığı birşeyler daha var gibiydi…
-“Kahretsin !”dedi Seamus gözlerini sinirle kısarak yanlarına gelen Slytherin’lileri izleyerk.
-“Sadece iksirde ama değil mi ?”diye sordu Neville hemen atılarak.Slytherin’liler onu bu bir haftada çok fazla hırpalamışlardı.Neville artık yeşil rengine rastladığı zaman yüzü tamamı ile bembeyaz oluyordu.Ayni şimdiki gibi !
-“Evet.”dedi Parvati kafa sallayarak.
-“Hey Longbottom, bu iksir dersinde kimi yakmayı planlıyorsun ? Bir öneri istersen Weasley derim yani.O olmasada yeterli sayıda Weasley olur zaten..”dedi Malfoy sırıtarak.Arkasındaki tüm Slytherin’lilerden bir kahakha sağanağı yükselirken Pansy Parkinson’da hafifçe sırıttı.
Malfoy’un gözleri sinirle onu süzen Jennifer’a takılınca, Malfoy’un suratındaki sırıtma birden asılı kaldı ve ellerini Pansy’den kurtarıp sapsarı saçlarına attı.
Ron diğer tarafta ilk mor, sonra kırmızı sonrada lacivert renklerine dönerken
-“Bu kadar iğrenç olmak zorunda mısın Malfoy ?”diye sordu Jennifer tiksintiyle.
Normalde Jennifer yerine başka birisi olsa Malfoy çoktan bir laf sokardı.Yada babasının ona öğrettiği büyülerden birini yapardı. (yani, büyüleri bildiğini söylüyordu ama ‘allaha şükür’ daha hiç yaptığı görülmemişti.).
Bu sefer Seamus ve diğerleri, Malfoy’un cevap verememesine gülerken tam o sırada sınıfın kapısı açıldı.
-“İçeri !”dedi Profesör Snape.O iksir dersini veriyordu ve ayrıcada Slytherin binasının başkanıydı.Bu da Gryffindor’luların ve hatta diğer sınıflarında işini çok zorlaştırıyordu.İlk bir hafta iksire yalnız giren Gryffindor, öğretmenlerin kendi aralarında yaptıkları seçimler sonucunda, ilk defa bu gün sınıfa Slytherin’lilerle girecekelerdi.Ve Jennifer’ın tahminine göre ,bu da derslerin zaten berbat geçeceğinin kanıtıydı.
Bir Önceki Sayfa



