Gözlerini açtığında karşısında Vernon Eniştesini gördü. Anlaşılan ona bir kere daha vurmak üzere havaya kaldırdığı eli orada asılı kalmış ve normalinin iki katı büyümüş gözlerle ona bakıyordu. Harry neler olduğunu anlayamadığı bir kaç saniya süresince gözlerini bile kırpmadı tekrar geri gitme fikri onu ölesiye korkutuyordu çünkü. Orada karşısında en az kendisi kadar korktuğunu tahmin ettiği Vernon ile yatağındaydı. Kabus görmüştü ve ona vuran adam Vernon’du. Haryy ona hayatında ilk kez sarılmak istedi ve sarıldıda..
Vernon’un omuzunun üzerinden Petunia ve Dudley’i gördü. Odasının kapısında durmuş birbirlerine sarılmış korkuyla ona bakıyordular. Ama Harry’nin Vernon’a sarılmasının verdiği şaşkınlık ağızlarının daha da açılmasına sebep olmuştu. Harry hızla kalktı yataktan ilk önce Petunia’ya sarıldı “Kurtuldum!” diye bağırarak. Ardından da Dudley’e. Dönüp tekrar Vernon Eniştesine sarıldı
“Teşekkürler,çok..çok teşekkürler!!…” her an ağlayabilirdi sevinçten bir rüyaydı yalnızca.
Şaşkınlıktan kendini ilk kurtaran Vernon Enişte oldu.
“Tamam çocuk kabus gördün ve hepimizi ayağa diktin, şimdi yatağına dön ve zıbar. Yeniden rüya görme hatta uyuma!.. Sabah işe gideceğim ve bebek gibi başında dikilemem.”
Geri döndü hala kapıda şaşkınlıktan ağızları bir karış açık Petunia ve Dudley’e çıkıştı;
“Hadi.. hadi dedim yataklara!!!.. Küçük aptal sadece rüya görmüş.”
” Ve sen git banyo yap temizle işte şeyleri..seyleri.. neyse banyo yapmadan yatma!..”
Harry yatağına oturmuş onlara bakıyordu, onaltı yıldır ilk kez bu evde olduğu için mutluydu. Vernon Çıkarken ışığı açık bıraktı ve kapıyı kapadı ama kapamadan az evvel Harry’e endişeli bir bakış fırlatmayı ihmal etmedi..
“Evet! Bir banyo gerçekten iyi gelir.” diye düşündü Harry.
Kendini güvende hissediyordu artık. Gördükleri sadece rüya idi. Evet uyumayı düşünmüyordu kesinlikle. Hedwig’in kafesine baktı ve keşke onu yollamasaydım diye iç geçirdi. Bekleyecekti ve derhal Dumbledore’a haber verecekti. Dumbledore aklına geldiğinde inledi. Oradaydı rüyasında. Onu tüle O yollamıştı. Sadece bir kabus dedi içinden ve ona olanları anlatmanın aptallık olacağını düşündü. Ortada bişey yoktu çünkü.
Ayağa kalktı oda çok sıcaktı ve yaşadığı heyecan yüzünden kuruyan boğazını ıslatmak istiyordu. Çalışma masasına doğru ilerledi ayakları yere yapışıyordu sanki!? Terden olabilir mi? diya geçirdi aklından, ayaklarına bakmak üzere başını eğdi!
Gördüğü şey eğer gerçekse yani aklı ona oyun oynamıyorsa “kir”di. Yani kemerin orada kurumuş kan ve tozdan oluşmuş pislik ayaklarına, ellerine ve üzerine bulaşmıştı. “Hayır gerçek olamaz.. rüya ..rüyaydı… ben evimdeyim.. gerçek değildi!” Ama kendiside bu söylediklerine inanamayacak kadar farkındaydı olanların.
Oradaydı.. Tülün ardına geçmiş, Voldemort tarafından işkence edilmiş ve Vernon enişte hayatını kurtarmıştı belkide. Yani yaşamıştı hepsini. Vernonun hayatını kurtardığını düşününce birden içi burkuldu. Az daha ölecekti. Hemde rüya olmasına rağmen. Boğazındaki yanmanın asıl sebebini anlamıştı artık. Sakin olmaya çalışarak masaya doğru ilerledi biraz su içmek istiyordu. Günlerdir su içmemiş gibi hissediyordu çünkü kendini. Odasının camından kendi yansımasını gördüğünde yaşadıklarnın gercek olduğuna iyice inandırdı kendini. Dudağı patlamış, burnu kanamıştı. Yüzü moraracağı anlaşılan kızarıklıklarla doluydu.
“Nasıl olur?!” diye düşündü. İmkansızdı bu kendi kendini dövemeyeceğine göre. Vernon’un neden banyo yapması konusunda ısrar ettiğini anlamıştı artık. Masasının başındaki sandalyeye çöktü. Midesine korkkunç bir sancı saplanmıştı artık. Yaşadıklarının gerçekliği karşısında eli kolu bağlıydı. Çünkü nasıl olduğu konusunda hiçbir fikri yoktu. Ve tekrar olmasını nasıl engelleyeceği ile alakalı da.
Dumbledore’a ulaşması gerekiyordu. Hemen. Sihir yapmayı düşündü. Böylece Sihir Bakanlığından birilerine ulaşabilirdi. Yada Hermonie’ye telefon edebilirdi. Ama bu hızlı olmazdı. Yinede ne yapması gerektiğine ondan daha çabuk karar vereceğini umuyodu. Çünkü kendisi sağlıklı düşünemeyecek kadar afallamış haldeydi. Hermonie’ye telefon etmeye karar verdi, ayağa kalktı ve ani bir parlamayla yere düştü…
Oda sanki alev almışçasına kıpkırmızı bir renk almıştı, geri dönüyordu Ölüm Odasına geri götürmek üzere Voldemort onu almaya gelmişti.
Alevler her yanını sarmak üzereydi ve korkuyla gözlerini yumdu….
Bir Önceki Sayfa



