Harry Jane ile birlikte KSKS sınıfından çıktılar.Koridorda herkes onlara bakıyordu.Aslında Harry kendine baktıklarını anlamıştı ama anlamamış gibi yapıyordu.Harry Jane’e
“Ders oldukça zevkliydi.- ve oldukça acılı.” dedi.
Jane gülümseyerek “Evet bencede.” dedi.Harry aralarındaki sessizliği bozmak amacıyla “Bu ders ne?” diye sordu Jane’e.Jane hemen
“Bu ders Bitkibilim.” diye cevapladı.Harry bu dersin normal geçeceğini düşünüyordu -ki zaten KSKS dersinden sonra Snape’le 5 saat İksir bile normal gelebilirdi Harry’ye-.
Jane “Dersten önce öğlen yemeğine gitmeliyiz.” dedi saatine bakarak.Harry de saatin 12 olduğunu farkedip “Tamam hadi Kristal Salon’a inelim.” dedi.Fakat Ron ve Hermione koşarak Harry’ye;
“Ortak Salon’da Malfoy ve Parkinson’u baygın bir şekilde bulduk!” dedi heyecanla.Harry Jane’e aceleyle “Sen yemeğe git,sonra görüşürüz!” diye bağırdı.Jane Harry’ye “Tamam!” diye cevapladı ve Kristal Salon’un yolunu tuttu.
“Malfoy ve Parkinson’a nolmuş?”
“İkiside baygın bir şekilde duruyor!” diye böğürdü Ron.
“Aslında normal bir bayılma gibi değil.Ölmüş bile zannettik.Fakat nabzı atıyordu.” dedi Hermione.
Harry merakla “Niye hastane kanadına götürmediniz?” diye sordu.
“Biri onlara büyü yapmış!Oldukları yerden kalkmıyorlar!Neville başlarında bekliyor.” diye söyledi Hermione.
Bu arada Lady Liona’nın portresine gelmişlerdi.Harry hızlı bir şekilde “Merhaba Lady Liona” dedi.Kapı savrulurken daha önceki canlı sesi yerine titrek bir sesle “Mm-eer-haabaa” dedi ve savruldu.Kapıdan içeri girdiklerinde Yerde kaskatı yatan Draco Malfoy ve Pansy Parkinson’u gördü.
Neville ise endişeli bir suratla “Hele şükür gelebildiniz.” dedi Harry,Ron ve Hermione’ye.Birden arkalarındaki portre savruldu ve Madam Pomfrey’e benzeyen bir kadın içeri girdi.
“Ne oldu onlara?” diye ciyakladı kadın.
“Geldiğimizde kaskatı yatıyorlardı.” dedi Neville endişeyle.
Kadın vücutları inceledi ve “Bunlar kısa süreli Cruciatus lanetine maruz kalmışlar.” dedi.Hermione merakla “Yaşayacaklar,değil mi?” diye sordu.
Kadın Hermione’nin sorusunu küçümsercesine “Elbette küçük kız.En fazla üç günde en az sizin kadar sağlıklı görünecek ve olacaklar.” diye cevapladı.”Şunları kaldırmak için birkaç söz yeter” dedi ve asasını salladı ve iki vücutta ayakta balmumu heykel gibi dikildi.
Kadın “Sen ve sen.Benimle birlikte gelin ve şu çocukları taşımama yardım edin.” dedi Ron ve Neville’a.
Ron Malfoy’u omzuna alıp gitmeye koyulurken “Yemekten sonraki Bitkibilim dersinden sonra Quidditch maçı var ona göre.Phoenixfearter takımıyla maç yapacağız abi.Unutma da.” dedi Harry’ye.
Harry bütün bu olaylardan sonra maçı unutmuştu.Geçiştirmek için “Tamam.” dedi.Hermione Harry’ye “Ben Jeanne’le birlikte kütüphane’ye gideceğim.Derste görüşürüz!” dedi ve gözden kayboldu.
Saatine baktı Harry.20 dk sonra Bitkibilim dersi başlayacaktı ve midesini doldurmak için az bir süre kalmıştı ve koşa koşa Kristal Salon’a girdi.
Phoenixfearter öğrencileri akşamüstü oynanacak olan maç için Harry’ye sürekli “Potter seni ezeceğiz.” benzeri sözler diyordu.Harry cevap vermemek için kendini zor tutuyordu.En sonunda uzun boylu bir çocuk Harry’ye
“Bizim vurucu Plotty maçta bludgerları sana hedef alacakmış.Tam kafasından vuracağım diyor.Ne diyeceksin ona Potter?” dedi sırıtarak.
“Söyle o Plotty denen salağa;Potter diyor ki Plotty’nin dümeni o kadar bozukmuş ki,bana değil 10 metre uzağımdaki adama nişan alsa nişan aldığı adamdan daha çok endişelenirim.”
Artık Harry sırıtıyordu ve Ron’un yanına gitti ve Harry Ron’la birlikte Bitkibilim sınıfına gitmek için yola koyuldu.Ron Harry’ye yolda
“Çok iyi soktun lafı abi.Şu Plotty denen herif derste Hermione’yle eşleşen çocuk herhalde.Maçta gösteririz gününü ona.” diye sırıtarak söyledi.Harry Ron’la birlikte sınıfa girdi.Yine Hogwarts’taki Bitkibilim seralarına benziyordu.Ron Lavender’ın masasına giderken “Görüşürüz abi!” diye bağırdı.
Jane Harry’yi çağırdı ve Harry onun yanına oturdu.
“Yemekte pek görüşemedik.Maç için konuşanlara aldırma.İyi oynayan kazanır.” dedi Jane gülümseyerek.Harry “Elbette.” dedi hemen.
Öğretmenin adı Yolanda Leashe’ti.Aynı Pomona Sprout gibi tıknaz biriydi.
“Merhaba çocuklar!Ben Yolanda Leashe.Gelelim konumuza.. 6.sınıfa başladınız ve 3.sınıfta gördüğünüz adamotlarının olgunlaşmış hallerini göreceksiniz !” diye sınıfa karşı bir açılış konuşması yaptı Prof.Leashe.
“Peki adamotlarının ne tür özellikleri vardır?” bu sorunun ardından Jeanne ve Hermione aynı anda ellerini havaya kaldırmıştı.
“Evet Miss Granger?”
“Adamotlarının kökleri insana benzer.Bu yüzden adamotu denir.Kötü koku salarlar.Olgun adamotları kulak sağır edebilir.”
“Bravo Miss Granger! Hogwarts’a 5 puan!”
Ders çoğunlukla tanışma faslıyla ve bilgi sorularıyla geçti ve zilin çalmasıyla Harry hemen ortak salona gidip Quidditch eşyalarını aldı..
*
Harry ortak salonda Quidditch takımını topladı ve maç hakkında konuşmaya başladı.
“Bakın.Slytherinliler maçta Phoenixfearter lehine hareket kesinlikle yapmasın!Burada Slytherin,Hufflepuff,Ravenclaw ya da Gryffindor’u temsil etmiyoruz,Hogwarts’ı temsil ediyoruz! Tamam mı Crabbe ve Harper?”
“Tamam” diye homurdandı birağızdan Crabbe ve Harper.Harry konuşmasına devam ederek
“Vurucular diğer vuruculara hedef almaya özen gösterin! Kovalayıcılara gelince paslaşarak gitmeye çalışın.Sürekli rakip vurucular size hedef alacak.Ron sana gelince tek bir halkayı korumayı çalışma.Hepsinin ortasında dur.Biri Quaffle’ı yollayınca zıpla.”
“Tamam” dedi bütün takım.”O zaman Hogwarts takımı olarak şampiyon olacağız!”
Herkes Quidditch sahasındaki soyunma odasının yolunu tuttu ve üstlerini giyindi.
*
Harry ve takım dışarı çıkmak için adlarının okunmasını bekliyordu.Quidditch cüppeleri lacivertti ve yakalarında Hogwarts amblemi vardı.Harry spikerin sesini duydu ve onu dinlemeye koyuldu
“Herkese merhaba! Ben spiker Spike Joet.Şimdi Phoenixfearter takımı sahaya çıkacak !
Roote,Jenkins,Plotty,Biose,LeQuette,Hinch vee GUECHE !”
Harry’nin gördüğü kadarıyla ateş rengi formalar giyen uçan bir grup gördü.Spiker Joet konuşmasına devam etti;
“-ve Hogwarts takımı sahaya çıkıyor !
Weasley,Peakes,Crabbe,Robins,Smith,Harper vee POTTER ! ”
Bütün Hogwarts takımı sahaya çıktı ve Hakem Sue Erien maçı başlattı.Spikerin konuşmasını dinliyor,hem de altın snitch’i arıyordu.
“Evet maç başladı ! Top şu an Robins’te, topu Smith’e bıraktı.Plotty ona doğru bir bludger yolluyor! Fakat Smith kurtuldu ve topu Harper’a verdi! Harper topu direklere doğru yolluyor ve SAYI ! Hogwarts 10-0 önde !-”
Harry Hogwartslıların oturduğu yerden sevinç nidaları yükseldiğini duydu ve dahada yukarı çıkıp Snitch’i aranmaya başladı.
Spikerden son duyduğu skor 70-40 Hogwarts üstünlüğüydü.Birden Harry Snitch’i gördü ve ona doğru hareketlendi.Jane de bunu farketmiş olmalıydı ki hemen dalışa geçmişti.
Harry Snitch’e yaklaştıkça Jane de yaklaşıyordu.Harry tam uzanacakken ona doğru bir Bludgerın geldiğini gördü ve Snitchi alıp yere inmeye çalıştı.Fakat Bludger’ın duracağı yokken Harry Bludger’ın ona değil Jane’e geldiğini anladı.Tam herkes sahaya inip Hogwarts takımını kutlayacakken Harry Jane’in kafasına gelecek Bludger’ı savmak için yukarı uçtu.
Harry hemen Jimmy Peakes’e “Sopanı at !” diye bağırdı.Jimmy ona doğru fırlattı ve Harry yakaladı.Hızlı bir şekilde Harry Jane’e gelecek Bludger’a doğru yaklaştı ve sopasıyla onu uzağa doğru savdı.
Harry ve Jane tam aşağıya indiğinde Prof.Geuch’un ona doğru yaklaştığını gördü.
“Yine tebriker Potter! Hogwarts’a 10 puan!” dedi.Ron ve Hermione ona doğru yaklaşırken Hermione ona sarıldı.
Ron Hermione’nin sırtı arkasından sırıtarak “Yine kahraman oldun abi” dedi.Harry sadece gülümseyerek cevap verdi.
Jane ona yaklaştı ve “Akşam saat 6′da gölün kenarına gel seninle konuşmalıyız.” dedi fısıltıyla kulağına.Harry tebessümle “Tamam Jane.” dedi.
Harry o kadar mutluydu ki hayatının en iyi Patronus’unu yaratabilirdi..
Hazırlayan: HP Mania
Bir Önceki Sayfa



