5. Bölüm: Kristal Salon

Harry yolculukta konuyu Quidditch’ten açmaya karar verdi ve açtı;

“Sizce Quidditch ligine Gwenog Jones gibi bir oyuncu gelir mi?” diye sordu Dean’e.

Dean hemen cevapladı “Bence gelmeyebilir fakat ben pek fazla anlamıyorum Quidditch’ten.” “Bu arada Harry sen yazın Muggle’larla yaşıyorsun değil mi?” diye sordu Dean.Harry hemen “Evet.Ne oldu ki?” dedi.Dean hemen:

“Futbolla ilgileniyorsundur heralde.”

“Pek değil ama arada bakıyorum.”

“Ben West Ham’ı tutuyorum.Hatırlarsan 1.sınıfta Ron’un dürtüklediği posterim vardı.”dedi Dean.Harry tebessümle “Evet hatırladım” dedi.

Seamus atlayarak “Şu Muggle’ların oynadığı ´Futbol´dan mı bahsediyorsunuz?” dedi.Harry ve Dean birağızdan “Evet” dedi.Neville’da katılarak “Kimsenin uçmadığı bir oyun ne kadar eğlenceli olabilir ki?” dedi.Dean hemen karşı çıkmak için birşeyler söylemeye kalkmıştı ki şekerci kadın geldi.

Kadın “Şeker,pasta isteyen var mı?” diye bağırıyordu.Harry kendini tartışmadan kurtarmak için hemen kazan pastası almaya gitti.

Harry “İki kazan pastası lütfen” derken Malfoy yine bir laf atmak istedi.Fakat Harry engellercesine “Kendini rezil etmeni istemiyorum Malfoy.” dedi.”Zaten geçenki olayda ikimizin de başı yandı.Hiç başımı belaya sokamam.” dedi Harry.

Harry Malfoy’un yüzündeki sinirli ifadeyi gördü ve dahada sinirlendirmek için Crabbe ve Goyle’u göstererek “Hadi git ponpon kızlarının yanına.” dedi Harry.Harry o sözü söyledikten sonra Crabbe ve Goyle’un Ron’un saçı kadar kızardığını farketti.Hafif bir tebessümle kompartımana girdi.Neville,Dean ve Seamus futbol hakkında tartışıyordu.

Fakat bu ateşli tartışmayı Albus Dumbledore’un bilgin sesi yoketti.Herkes sesi duymaya çalışıyordu.Dumbledore;

“Herkes sandıklarını ve diğer eşyalarını hazır etsin.10 dk içinde yolculuğumuz bitecektir.” dedi Dumbledore.

Dean hemen “Otobüsteki yol bitimindeki ses gibi yaptı Dumbledore.” dedi gülerek.

Seamus lafına karşılık “Hızır otobüs gibi birşey mi bu otobüs?” diye sordu.Dean hemen “Sayılır.” dedi.

Harry sandığını topladı ve çıkmaya koyuldu.Yolda Ron ve Hermione’nin yanına gitmeyi düşündü.Tam ekspresten inecekken onları gördü ve onları çağırdı.Birlikte trenden indiler.

Harry iner inmez düzenli çiçek bahçeleri,mis gibi kokan gülleriyle dolu yeşillik bir alan gördü.Oldukça düzenliydi.Bu bahçenin yan tarafında bir göl vardı.Aynı Hogwarts’taki Karagöl gibiydi.Öteki tarafa bakınca Çok güzel bir Quidditch sahası gördü.Bu Harry için sevindiriciydi.Belki de bir turnuva yapılabilir ve başka kişilere karşı Quidditch oynayabilirdi..

Birden Dumbledore öğrencilerin arasından geçerek Madam Maxime’in yanına gitti ve elini öptü.Madam Maxime 2 senede pekte fazla değişmemişti.Yine dev gibiydi -aslında gibisi fazlaydı-.

Hemen Dumbledore’a “Durmstrang’lılar içeride Kristal Salonda yerleştiler.Bizde sizi bekliyorduk.” dedi Madam Maxime.

Hızlı bir şekilde Dumbledore öğrencileri binaya sokmaya başladı.Harry binanın aşırı tertipli ve düzenli olduğunu görüyordu.Bu da onu bayağı bir şaşırtmıştı.Fakat Hogwarts’ın 1000 yıllık,fakat bu Beauxbatons’un yeni binasının sadece 25 yıllık oluşu farktaki temel noktaydı.Klasik bir giriş salonuydu.Hogwarts’taki gibi bina bayrakları ve okul bayrağı asılıydı.Hemen bayraklara göz gezdirmek istedi Harry.

* Bir tane kertenkeleli bayrak görmüştü.Altta binanın adı yazıyordu; “Kertenkeleciler”.Hemen yanında bir kurt resmi vardı.Bu binanın adı da “Hırlayan Kurt”‘tu.Bu duvarın karşısındaki duvarda tek boynuzlu bir at resmi bulunuyordu.Binanın adı “Tek Boynuzlu At Sihri” idi.En sonda ise Harry ateş renklerinden oluşan bir bayrak gördü.Üzerinde bir anka kuşu vardı.Binanın adı “Anka Kuşu Tüyü”‘ydü.

Çoğu bina Hogwarts’ta olan bir binayı çağdaştırıyordu.Özelliklede Anka Kuşu Tüyü Gryffindor’u oldukça çağdaştırıyordu.

Tam bayraklara bakmayı bitirdiği zaman Kristal Salon denen yere varmışlardı.Oldukça klasik bir düzeni olan yer Hogwarts’taki Büyük Salon’a benziyordu.Fakat Kristal Salon’da yemek sırasında Orman Perisi korosu çalıyordu.

Madam Maxime onları bir masaya yönlendiriyordu.Soluk mavi cüppeli öğrencilerin oturduğu masadakilerin hepsinin yakasında Anka Tüyü binasının arması vardı.Harry buranın Anka Tüyü binasının masası olduğunu anladı.

Harry birden Jane’i gördü ve onun yanına gitmek istedi.Fakat Harry oraya gidemeden Jane oraya gelmişti bile.

“Merhaba Harry.” dedi Jane.”Seni görmek güzel.”

Harry hemen “Okulunuz çok güzel.” dedi.”Görmeyeli nasılsın Jane?” diye de sormayı ihmal etmedi Harry.

Jane “İyiyim.Konuşacağımız çok şey olacak.” diye cevapladı gülümseyerek.Arkadan siyah saçlı kız Jane’i çağırarak “Hadi Jane! Alicia’nın yaptığına bak!!” dedi.Jane “Gitmeliyim.Sonra görüşürüz!” dedi ve arkadaşının yanına gitti.

Harry yavaş yavaş Ron ve Hermione’nin yanına gitti.Ron hemen “Jane dediğin kız o muydu?” diye sordu Harry’ye.Harry “Evet” dedi hulyalı hulyalı.”Ee güzel kızmış abi” dedi sırıtarak.Hermione hemen “Ronald!” dedi uyarırcasına.”Tamam tamam.” diye cevapladı Ron.

Aniden bir ses herkesi susturdu.O sesin Madam Maxime’e ait olduğu hemen anlaşılmıştı.

“Bütün Beauxbatons,Hogwarts ve Durmstrang öğrencileri için yeni öğretim yılı kutlu olsun!” dedi Madam Maxime.Genelde Dumbledore’un “Yumulun” şeklindeki tabirini “Herkese afiyet olsun!” diye söyledi ve yemekler masaya geldi.

Harry’nin içindeki bir ses bu eğitim yılının çok güzel geçeceğini söylüyordu..

Devamını Oku

Hazırlayan: HP Mania


Bir Önceki Sayfa
eXTReMe Tracker