Harry,Ron,Hermione ve Jane geçen beş gün boyunca lanetle ilgili araştırma yapıyorlardı.Fakat araştırma boyunca Beauxbatons Efsaneleri kitabında okuduklarından farklı birşey bulamıyorlardı.
Harry bazı akşamlar Ron ve Hermione’nin ortadan kaybolduklarını görüyordu.Harry onların arasında birşeyler olduğunu düşünüyordu.Harry onların yokluğunda Jane ile daha fazla vakit geçirebiliyordu.
Yine Ron ve Hermione’nin olmadığı bir akşamüstü Harry Jane’e;
“Göl kenarında yürüyelim mi?” diye sordu.
“Elbette.” diye yanıtladı Jane.
Harry ve Jane okul bahçesinden uzaklaşıp göle doğru ilerlediler.Harry ve Jane göle yaklaştıkça fısıltılar duymaya başladı.Bu sesler Ron ve Hermione’den geliyordu.Birden ses kesildi.Harry daha da yaklaşınca Ron ve Hermione’nin öpüştüğünü gördü.
“Onları rahatsız etmeyelim.Daha uzak bir yere gidelim.”
“Tamam.” dedi Harry ve uzaklaştılar.
“Aslında ben eski bina yıkıntılarına gitmek istiyorum.”
“Doğruyu söylemek gerekirse ben de.” diye yanıtladı Jane.
“O zaman yemekte bunları Ron ve Hermione’yle konuşuruz.”
“Tamam.Ama daha önemli birşey var.” dedi Jane.
“Anladım.” dedi gülümsemeyle Harry.
Jane Harry’yi öyle bir öptü ki, Harry bir daha dudaklarının ayrılamayacağını bile düşündü.Harry Jane’den ayrılınca Jane’e;
“Bu akşam için yeterli bir moral oldu.” dedi sırıtarak.
“Hadi yemeğe gidelim.” dedi Jane yüzü kızararak.
Harry ve Jane yemeğe indiklerinde herkesin beş gün önce ölü bulunan Unicornwit öğrencisini konuştuklarını duyuyordu.
Harry hemen Ron ve Hermione’ye seslendi.Ron ve Hermione yanına geldiğinde;
“Sizce bu gece eski bina yıkıntılarına gidelim mi?”
“Olabilir.Ama çok dikkatli olmalıyız.” dedi Hermione mantıklı mantıklı.
“Tamam.O zaman gece saat 9′da Sihirli Havuz’un eski binaya bakan tarafında buluşalım.”
“Tamam Harry.” dedi Jane ve Hermione birağızdan.
“Peki artık yemeğe başlayabilir miyiz?” diye karnının gurultusu duyulan Ron.
“Tabii ki Ron.” dedi Hermione gülümsemeyle.Ron duyduktan sonra hemen çoban böreğine çullandı.
“Ron biraz yavaş ye!” dedi uyarırcasına.”Boğulacaksın.Boğazında kalacak.”
“Hağklusun Ermion.” dedi Ron balkabağı suyuyla boğazında kalmış meyveli pasta dilimini hazmetmeye çalışırken.
Harry aceleyle yemeğini bitirip Ortak Salon’a çıktı.Eşyalarını alıp Ortak Salon’da beklemeye başladı.İki dakika sonra Ron ve Hermione geldi ve dışarı çıktılar.
*
Harry Ron ve Hermione Sihirli Havuz’u boydan boya geçtiler.Havuzda akan sular gökkuşağı rengindeydi.
Harry havuzu geçince Jane’i beklerken buldu.Ona görünmek için kafasını çıkardı.
“Hadi pelerinin altına gel!”
“Tamam.”
Jane girince zaten sığmakta zorlandıkları pelerinin içi iyice dar gelmeye başladı.Quidditch sahasını geçerken Jane;
“Küçükken bu saha gözüme daha büyük gelirdi,” dedi.
Sahayı geçtikten sonra yeni yapılmış binanı alanından iyice uzaklaştılar.Düzenli bahçeleri,renkli havuzu ilerledikçe gözden kayboluyordu.
Gölün öteki tarafındaki eski binanın yıkıntılarına ilerlediklerinde Harry’nin yara izi zonklamaya başladı.Voldemort yine zihnine girmişti.
Birden Harry kendini Voldemort’un yerine geçmiş bir şekilde gördü.Voldemort koltuğuna oturmuş,etrafına Ölüm Yiyenleri dizilmişti.Uzun boylu bir adamdan çıkan erkek sesi;
“Potter yaklaşıyor lordum.” dedi.
“Tamam Lucius.” diye yanıtladı yılanımsı bir deriye sahip olan Voldemort.
Birden Harry geçen sene Snape’in Zihinbend dersinde öğrendiği şekilde Voldemort’un zihninden çıktı.
“Harry? İyi misin?” diye sordu Hermione.
“E-evet iyim.” diye cevapladı Harry ve yürümeye koyuldu.Kısa bir yürüyüşten sonra eski Beauxbatons binasına ulaştılar.Binanın temelinde sağlamlık görünüyordu.Fakat bayağı bir çürümüş,kullanılamaz hale gelmişti.Bir lanetle yakıldığı belliydi.
Kapıdan içeri girdiklerinde buranın küflü ve tozlu olduğunu gördüler.İlerledikçe garip sesler duymaya başladılar.
Harry binanın içinde ilerledikçe yara izinin acıdığını hissediyordu.Birden kendini yine Voldemort’un zihninde buldu.
Sayfa Çevir: 1 2
Bir Önceki Sayfa



